Güne yağmurla başlamak... Her ne kadar yağmur altında bisiklet kullanmak bir hayli zor olsa da kardeşimin bana anlattığı bazı şeyler geldi aklıma ve onca ıslanmaklıktan pek gocunmadım. Değil mi idi ki bunlar, O'nun yanından en yeni gelen unsurlardı, tıpkı her bebek yüzünde de O'ndan yeni gelmiş olmanın safi izlerini görmek gibi...
Bayram? Gurbette ve ailemden ayrı geçirdiğim ilk bayram değil bu. Ama bu defa farklı olan bir unsur var; bayrama dair toplu algılayışların olmaması. Oysa İstanbul'da, ailemden ayrı da olsam biliyordum ki bir çok insan için bu belirli günler "bayram" olarak isimlendiriliyor ve içselleştiriliyordu ve de bu yüzden otobüsler beleş idi, insanlar yeni elbiseleri ile tanıdıklarının kapılarını çalıyorlardı, mahir eller baklava yapımına uzanıyordu ve de iş yerleri tatil ediliyordu. Oysa burda böyle bir durum yok. Nitekim bunun en birincil kanıtı, sabah erkenden derse gitmek zorunda oluşumdu sanırım:(
Hem bunlar hem de derste işlenen bazı şeyler bana şunları düşündürttü ya da daha önce düşündüğüm bazı şeylere eklemeler yaptı; bir nesne, bir olay, bir fenomen vs. için kişisel versus toplu algılayış durumu... Mesela bir ağaca aynı anda bir kaç kişi birden bakıyorsunuz ama sanıyorum ki gördükleriniz aynı değil. Çünkü o ana kadar getirdiğiniz siz -aile yapısı, sosyo/ekonomik yapınız, inanç öğeleri, okuduklarınız, tecrübeleriniz ve hatta o sabah kahvaltıda ne yediğiniz, dışarı çıkarken ne dinlediğinize kadar bir sürü etmeni barındıran- diğerlerinden farklısınız. Ya da herkes birbirinden farklı. İşte bu, olayın kişisel algı boyutu. Nitekim kitap okumanın benim için ehemmiyet arz etmesinin nedenlerinden biri de bu sanırım. Olaylar, nesneler ve fenomenlere bakış açısını olabildiğince genişletmek. Zira bu takdirde bir ağaca baktığınızda ondan öte bir şeyler görme imkanınız artıyor. Bu konuda Alev Alatlı'nın verdiği bir örnek geliyor aklıma; bir bardak deyip geçmeyin. Siz baktığınızda -kültürel farklılığınız nedeniyle- bir türküde geçen bardak kelimesini düşünürken bir başkası için şarabı çağrıştırıyor olabilir. Peki ya toplu algılayış boyutu? Sanırım en yalın hali ile ağaca ağaç yerine taş dememenizin -farkı dillerde farklı dillendirilse dahi- nedeni bu toplu algılayış. O halde şöyle bir şey düşünüyorum; ağacın toplu algılanımı, verili olanı gösteriyorken (exogeneous) kişisel algılar bir süreci, oluşumu (endogeneous) çağrıştırıyor gibi. Tıpkı bayramın, Ramazan'ın ardından gelen sayılı bir kaç gün olduğu bilgisi veri iken onu kutlayıp içselleştirmenin süreç oluşu gibi. Ve şurası önemli ki verili kısımlar ortada duruyorken sizin elinizde olan süreç kısmını değiştirmek ya da bakış açınızı, algılayışınızı... Fakat burada işi zorlaştıran şu ki, zannımca, neyin verili neyin süreç olduğunu belirleme problemi var. Üstelik toplu algı oluşturma zorluğu da cabası. Mesela, realistlere göre "devlet ve anarşik yapı" verili bir unsur. Böyle olunca, kurumlar, değerler vs. ile değiştirilmesi mümkün görülmüyor. Başka örnekler? İşte bayram, para, okul, arkadaşlık hatta sevgi belki. Niye, paraya baktığında insanlar bir kağıt parçası değil de satın alma materyali görüyor? Okul denince niye dört tarafı duvar mekanlar geliyor herkesin aklına? Bir filmdeki dört kenarlı bir aşk hikayesinde herhangi bir hissiyat farklılığı olmadığını dile getirmek ya da 'aha hiç birinizin bir diğerine tercih edilirliği yok' demek neyi veri kabul etmenin izdüşümü, sevginin anarşik bir yapısı olduğunun mu? Baktığımız, algıladığımız şeyler ne kadar gerçekten var, ne kadar bizden dolayı varlar? Kıbrıs'ın Türkiye açısından devlet olduğu algısı niye diğerleri tarafından kabul görmüyor sorusu, bu konudaki felsefik tartışmalar, Berkeley vs. vs.
Tüm bunlar için hocaya teşekkür etmem lazım sanırım. İşte kendi içinizde yapmakta zorlanacağınız bir şey bu; karşıdan bir fikir gelmesi, sizde başka fikir ya da fikirleri tetiklemesi... Ama böyle insanlarla (gözleri 'evreka' diyen insanlar:) rastlaşmak da zor belki ya da dur bakim, onlara da bakışınızın ne kadarı onlardan ne kadarı sizden acaba? Stop!
Netice itibari ile bayramınız kutlu olsun...

0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home