Günün Sorusu: Her konuya dair olduğu gibi bütün ömrümüz boyunca beraber olmayı planladığımız "doğru kişi"ye dair olan bilgi eksikliğimize rağmen bu önemli mevzuda tercih yapılabilir mi ya da nasıl yapılır?
Ön Kabuller:Bilgi eksikliğimiz. İnsan olmanın getirmiş olduğu donanım.
İşlevsiz Keşkeler: Keşke üzerlerinde amblem taşısalar, "ben senin doğrunum" ya da "ben beklenilenim" yazan...
Bazı Olası Cevaplar (1): Her ne yaparsak yapalım sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Bu yüzden tercih falan yapmayalım. Ömür boyu, doğru olup olmadığını bilmediğim bir insanla beraber olamam. Zaten her an kafamda soru işareti olunca hem ona hem bana zindan olur yaşam.
(2):Kuzum siz kafayı mı yediniz? Ne doğrusu, ne cevabı, ne araması? Dünya kurulalı beri beraber olup, evlenip duruyor işte insanlar bu soruları sormadan. İhtiyaç işte ne yaparsın! Evlen gitsin biriyle; azıcık eli yüzü düzgün, iyi yemek yapan (ya da sözkonusu olan bir bayan ise para ve makam sahibi bir karşı cins istemi), sana iyi bakacak, şu malum ihtiyacı giderecek biriyle işte...
(3): Yukarıdaki kadar geniş olmanın bir lüzumu yok da kendimizi çok zorlamanın da gereği yok yani. Az buçuk bir şeyler olsun kafanızda ve gönlünüzde, yeter. Zaten siz seçince onlar doğru kişi olurlar. Yani siz kendinize ve çevrenize böyle dersiniz. Üstelik sizi meşrulaştıracak unsurlar da bulursunuz; çok ender rastlanan bir tanışma faslı geçirmişsinizdir mesela, kesin odur o zaman gibi...
(4):Tercihin en mantıklı olanı şöyle elde edilebilir; kendi yaşadığınız dönem için uygun yaş skalasındaki, bebekler ve çok yaşlıları geçin mesela, ve tüm dünyadaki erkek ya da kadınları, diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu bir ortamda aynı anda denemelisiniz. Yani bir deney ortamında. Çünkü hepsini kendi zaman ve şartlarında denerseniz doğru bir deney yapmış olmazsınız. O farklı değişkenlerin etkilerinden bağımsız olmaları lazım, eğer sırf kişileri seçmek istiyorsanız.
(5):Yukarıdaki çözüm, teorik olarak en uygun olanı tabi de pratikte bunu yapmak imkansız. O halde bir taraflarından budayalım bunu. Bir deney ortamı olmasın. Herkesi kendi zamanı ve mekanında deneyelim yalnızca. Ve, uygun skaladaki tüm erkek ve kadınları denememiz mümkün olmadığı için hazır internet vs. imkanı var iken olabildiğince değişik yerden kişileri deneyelim. Tabi bunların hepsinin aynı anda denk gelmesi de zor. O yüzden bir kısmı aynı anda denk gelebilir ki bazıları için deney tamamlanmıştır zaten. Yani yeniler gelir, eskiler gider...
(6):Bilgi eksikliğimiz olduğu, akıl açısından bakacak olursak yalnızca, doğru evet ama insana bunu tamamlayıcı unsurlar verilmemiş mi? Kalp mesela. Kendinizi tanımaya çalışıp yanınızda olma ve olmaya devam etme ihtimali olan insana dair belirlediğiniz -ana kaynak olarak mutlak olana döndüğünüz: doğru olanlarla beraber olun, size denk olanlarla beraber olun, birbirinizi tamamlayabileceğiniz ve ilerleyebileceğiniz insanlarla beraber olun hitapları uyarınca- bazı kriterler mesela. Fakat burada, kalp ancak kişi kendisini iyi eğitirse doğru bir rehber olabilir. İyi bir rehber olması için temiz bir kalp gerekir. Yoksa duygular bulanıklaşır. Ve, mutlak olana yani bilginin kaynağına sığınış; dua! Yani bir eksikliği diğerleri ile kapamaya çalışmak...
................................................
Aklıma tüm bunlarla beraber iktisat biliminin, bilim olarak kabul edilirse tabi, geçirmiş olduğu evrim geldi. Newton fiziğinin kesinliğinden etkilenerek yola çıkan klasik iktisat neleri öngörüyordu; tam bilgi eşliğinde tercihlerini rasyonel olarak yapan ve tercih eğrisi (onlar) ile bütçe eğrisinin (siz) kesiştiği tek bir noktada maksimum faydayı elde eden insanoğlu! Homo economicus! Ne güzel olurdu değil mi? Doğru kişiye dair tercihi de bu modele uyarlayıp yapabilse idik. Ama olmuyor işte. Olmadığının onlar da farkında ki alternatif sesler yükseliyor hep. Keynes mesela. Denge maksimumda olmayabilir diyor da silkeleyiveriyor herkesi. Eksik bilgi, asymmetric information, teorisi sonra. 'Adverse selection', 'moral hazard' problemleri... İnsanların rasyonel kararlar alıp almadığına dair çalışmalara bir ömür veren Vernon Smith ve psikolog Kahneman 2002 nobel iktisat ödülünü alıyorlar. Thanks to Kahneman for "having integrated insights from psychological research into economic science, especially concerning human judgment and decision-making under uncertainty." Ve gerçek insanla bağını koparmamış bir iktisat bilimi için ortaya çıkan "post-otistik iktisat hareketi"...
Belki de yukarıdaki cevaplar da bir nevi iktisadi bir evrim yaşıyorlardır, kim bilir... Kafam kazan gibi oldu, bu uykusuzluk iyi gelmiyor bana :) Dışarı çıksam iyi olacak sanırım...

0 Comments:
Post a Comment
Subscribe to Post Comments [Atom]
<< Home