Views From Linköping

Tuesday, October 03, 2006

Resim: Frida Kahlo, Suicide
Buraya geldiğimden beri ilk defa bu kadar fazla miktarda yağmur yağdı sanırım. Ama ardından gelen manzara bir harika... Bir vesileyle bugün Nilgün Marmara'ya ait bazı şiirleri okudum da kendimce bir şeyler derledim: "Üzerimden trenler, kamyonlar tırlar ve tüm araçlar geçiyor sana doğru yürürken bu sonsuz evcilik oyununda… Ey iki adımlık yerküre, senin bütün arka bahçelerini gördüm ben!... Maskelerinizi kuşanıp yalanlarınızı çoğaltın, hepiniz mezarısınız kendinizin... Tehdit: koltuğunuzun bedeninizle dolmaması, tehdit: bir merdivenin uygunsuz konumu, gözüme saldıran güneş ışınlarında yüzünüzün yok oluşu... Ağlıyordum, onu gönlümde isterdim ve sadece orada… Öylesine yoksulluk, bir sevi düşünün bu kadar yayılması günlere, hiç karşılıksız... Şimdilik, hava akımının istencine boyun eğmişim, sinekler ırzına geçerken uzantılarımın, sürdürüyorum dansımı bu dikey tabut içre, günden geceye, geceden güne, ben tümünü ezip geçinceye ve 'Bana doğru giden kim?' in yatay bilgisine ulaşıncaya dek! Ülkem yok, cinsim yok, soyum yok, ırkım yok; ve bunlara mal ettirici biricik güç, inancım yok. Hiçlik tanrısının kayrasıyla kutsanmış ben yalnızca buna inanabilirim, ben.” Evet, Nilgün Marmara... Şu, 29'unda, üzerinde tez hazırladığı Sylvia Plath gibi intiharı seçip evinin balkonundan kendini boşluğa bırakan kadın şair... İlginçtir, Frida Kahlo'nun beni çok etkileyen "İntihar" adlı tablosundaki gibi aynı.

0 Comments:

Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]

<< Home